KOSGEB DESTEĞİYLE ABD’DE 3 KULUÇKA MERKEZİ KURULACAK !

KOSGEB’in Uluslararası Kuluçka Merkezi Kurma Programı kapsamında 3 konsorsiyum, ABD’de merkez kurmaya hak kazandı.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOSGEB) Başkanlığı, Uluslararası Kuluçka Merkezi Kurma Programı kapsamında, Finans Teknopark AŞ, Yıldız TGB Teknopark AŞ ve ODTÜ Teknokent ile ortaklarından oluşan 3 konsorsiyumun, ABD’de merkez kurmaya hak kazandı.

ABD’de Uluslararası Kuluçka Merkezi kurulması için Ocak ayında çağrıya çıkıldı. Üniversiteler, üniversitelerin bu amaçla kurulmuş iştirakleri ve teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketlerinin tek başına ya da konsorsiyum olarak yararlanabilecekleri program için başvurular mart ayına kadar sürdü.

Başvuruların KOSGEB ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcilerinden oluşan Kurul tarafından değerlendirildi ve 3 konsorsiyumun ABD’de Uluslararası Kuluçka Merkezi kurmaya hak kazandı.

“Toplam 11 milyon 550 bin dolar destek sağlanacak”

New York’ta Finans Teknopark AŞ’nin, ortakları İstanbul Ticaret Üniversitesi, İTÜ Arı Teknokent Proje Geliştirme Planlama AŞ ve Fırat Üniversitesi ile birlikte, San Francisco’da Yıldız TGB Teknopark AŞ’nin ortakları Gebze Teknik Üniversitesi, İTÜ Arı Teknokent Proje Geliştirme Planlama AŞ, Hasan Kalyoncu Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi ile birlikte ve yine San Francisco’da ODTÜ Teknokent AŞ desteklenek.

Program kapsamında kurulacak her uluslararası kuluçka merkezi için operasyonel giderlere, her yıl 750 bin dolar olmak üzere 5 yıl proje süresi boyunca toplamda 3 milyon 750 bin dolar destek sağlanacak. Bu kuruluşlara kuruluş ve donanım desteği olarak da 100 bin dolar verilecek.

Böylece bir uluslararası kuluçka merkezine toplamda 3 milyon 850 bin dolar destek verilecek, üç kuluçka merkezi için ise toplamda 11 milyon 550 bin dolar destek sağlanacak.

Söz konusu konsorsiyumların, KOSGEB destekli Ar-Ge faaliyetleriyle, Türkiye’de üretilen teknolojik ürünlerin uluslararası pazarlarda yer almasına ve ülkenin tanıtımına çok büyük katkı sağlayacak.

ELAZIĞ’IN PATENTE İLGİSİ ARTIYOR…

Fırat Teknokent TGB Yönetici A.Ş ve Teknoloji Transfer Ofisi işbirliği ile Fırat Teknokent Prof.Dr. Nuri ORHAN Konferans Salonu’nda “Patent Bilgilendirme Toplantısı” yapıldı. Marka ve Patent Vekili Ahmet AKKAŞ’ın “Bir ürünün temelindeki fikirleri paylaşmak mı yoksa o ürünün kendisini satmak mı?” başlıklı sunumuyla gerçekleştirdiği toplantıya akademisyen, genç girişimciler ve TTO Uzmanları katılım sağladı.

Fikri Sınai Mülkiyet Hakları ile ilgili ülkemizin genç nüfus, insan kaynağı, yaratıcı düşünce potansiyeli, girişimcilik, tarihi ve kültürel özelliklerin önemli avantajlar sağladığını ifade eden AKKAŞ, dezavantajlarımızın ise Bilinç eksikliği, Eğitim Sorunu, Tasarım kültürünün gelişmemiş olması, mevzuat, teşvik finansman sorunları, politika ve planlama eksiklikleri olduğunu kaydetti.

Elazığ iline ilk geldiği yılda patent konusuna ilginin oldukça düşük olduğunu söyleyen AKKAŞ, bu ilginin her geçen yıl daha da arttığını vurguladı. 2-3 yıl öncesine kadar bir elin parmaklarını geçmeyecek şekilde olan patent sayısının 2016 yılı itibariyle yirmi civarında olduğunu aktaran AKKAŞ, önümüzdeki birkaç yıl içerisinde bu sayının katlanacağını bildirdi.

Fikir ve buluş sahiplerine yönelik tavsiyelerde bulunan AKKAŞ; “Buluşçu gibi düşünerek başarısızlıktan korkmayın. Gerçeği görmek için parçaları birleştirin, Farklı konular üzerindeki ilişkileri araştırın, basit sorunları hafife almayın. Kimi zaman yanlış anlamalar bile sizi bir icada yönlendirebilir. Düşüncelerinizi bir başkası ile paylaşmayı unutmayın. Problemlere birden fazla çözüm üretin.” şeklinde uyarılarda bulundu.

Doğu Anadolu bölgesinde ve Elazığ’da patent vekilinin olmayışının il ekonomisi ve buluşçu açısından büyük bir kayıp olduğunun altını çizen AKKAŞ, bu sorunun çözülmesi ile birlikte lisanslama ve Patentlenebilirlik konusunda ciddi artışlar kaydedileceğini belirtti. Toplantı esnasında Fırat Teknoloji Transfer Ofisi, Fikri Sınai Mülkiyet Hakları Uzmanı Sema AKIN, patent vekilliği ile ilgili sıkıntıları çözmek amacıyla Fırat Kalkınma Ajansı ile birlikte çaba gösterdiklerini ve kısa zaman içinde patent vekillerinin yetişmesi için girişimlerde bulunulacağı sinyalini verdi.

Daha fazla buluşun ortaya çıkması için firmalarımızın ve akademisyenlerin yeteneklerini geliştirmek zorundayız diyen Marka ve Patent Vekili Ahmet AKKAŞ, patent başvuru adımlarını, marka tescil süreci ve tasarıma önemine değindi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından toplantı sona erdi.

Teknoparklar toplumun önemli dinamiğini oluşturacak !

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı ve Fırat Teknokent Genel Müdürü Erhan Akın, Türkiye’de üçüncü nesil teknoparkların bulunduğunu belirterek, “O kadar çok ülke Türkiye’deki modeli izlemeye, örnek almaya çalışıyor ki neredeyse bizim onlara tepki verecek zamanımız olmuyor.” dedi.

Akın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, teknoloji geliştirme bölgelerinin Türkiye’nin Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin en önemli aktörlerinden olduğunu söyledi.Türkiye’de şu anda 60’ın üzerinde kurulmuş teknoloji geliştirme bölgesi bulunduğunu belirten Akın, bunlardan aktif durumdaki 51’inde 35 binden fazla araştırmacının çalıştığını, bu rakamın Türkiye’deki toplam araştırmacı sayısının neredeyse üçte birini oluşturduğunu kaydetti. Akın, bir o kadar araştırmacının da 250 Ar-Ge merkezinde görev yaptığını aktararak, dolayısıyla Ar-Ge merkezlerinin ve teknoloji geliştirme bölgelerinin toplam barındırdığı personelin, Türkiye’nin Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin önemli bir parçasını olduğunu vurguladı. Teknoloji geliştirme bölgelerinden nitelikli insan kaynağının yanı sıra Türkiye’nin geleceğine yönelik ciddi projelerin çıkmasını da beklediklerini dile getiren Akın, Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin sonuç vermesinin zaman alıcı olduğunu, yüksek risk ve yüksek yatırımlar gerektirdiğini belirtti.

– Son reform paketiyle alınan önlemler

Hükümetin son reform paketiyle aldığı önlemlerin ekosistemi sıçratacak nitelikler barındırdığını aktaran Akın, genç girişimciler konusunda çok önemli gelişmeler olduğunu ve Türk insanının teknolojik girişimciliğe eğiliminin çok ciddi oranda artmaya başladığını kaydetti. Akın, başarılı olmak için, hayallerini gerçekleştirmeye çalışan dinamik nüfusun kullanılması gerektiğini anlattı. Genç girişimcilerin özellikle teknoloji geliştirme bölgelerinde ülkeye çok ciddi katma değer sağlayabileceklerine değinen Akın, şöyle devam etti:

“Dernek olarak en çok arzu ettiğimiz Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin birbiriyle daha fazla konuşabilmesi. Bunu da son zamanlarda çokça görüyoruz ve çok mutluyuz. Türkiye’nin yakın geleceğinin çok parlak olacağına inanıyorum. İhracat rakamları da bunu gösteriyor. Özellikle teknoloji geliştirme bölgelerinde yapılan ihracatlar 2 milyar doları geçmiş durumda. Bu da teknoloji geliştirme bölgelerini, özellikle devlet tarafından yapılan bütün yatırımların vergi indirimlerinin 15 katından daha fazla bir rakama doğru bizi taşıyor. Bu da doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

– “Çok önemli adımlar atıyoruz”

Dünyada teknoparkların sonuç vermesi için 10 yıl beklendiğini, Türkiye’de ise yeni yeni 10 yaşı geçen teknoparkların bulunduğunu söyleyen Akın, firmalar için sonuç verebilme yaşının da 5 yaş olarak öngörüldüğünü aktardı. Akın, şunları kaydetti:

“Dernek olarak teknoparkların birbiriyle konuşmasını, deneyim paylaşmasını hedefliyoruz. Diğer taraftan pilot çalışmalar da yürütüyoruz. Bu yaptığımız çalışmalardan birisi, teknoparklardaki profesyonellerin eğitimine yönelik teknoloji geliştirme bölgelerinde akademiyi geliştirmek. 600’den fazla teknoloji geliştirme bölgesi profesyoneli var. Ciddi bir rakam. Bunlar firmalar üzerinden çok ciddi destekler veriyor. Teknoloji politikalarının firmalara aktarılması konusunda çok yardımcı oluyorlar, önemli elçiler. Diğer taraftan örneğin, İstanbul Sanayi Odasıyla (İSO) özel bir pilot projemiz var. İSO’nun 17 binden fazla üyesi var. Onların Ar-Ge ihtiyacını teknoparklardaki yaklaşık 17 bin projeyle eşleştirmeye çalışıyoruz. Bu zorlu bir yol ama bu yolu iyi örneklerle başardığımız zaman belki dünya için de ilginç bir model çıkartmış olacağız. Çok önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’deki teknoparkların yakın gelecekte toplumun önemli bir dinamiğini oluşturacağını öngörüyorum.”

Teknoparkların nesil nesil sınıflandırıldığını dile getiren Akın, Türkiye’deki teknoparkların bir kısmının dünyada son nesil olarak bilinen üçüncü nesil teknoparklar olduğunu vurguladı. Akın, “Üçüncü nesil teknoparklarımızın olduğunu gururla söyleyebiliriz. O kadar çok ülke Türkiye’deki modeli izlemeye, örnek almaya çalışıyor ki neredeyse bizim onlara tepki verecek zamanımız olmuyor. Çok gelişmiş teknoparlarımız var. Pek çok yerden gelerek onların performansını görmek istiyorlar. Henüz Türk insanı bunu yeterince algılayamadı ama ben başarının eşiğinde olduğumuzu görüyorum. Esasında bizim profesyoneller olarak gördüklerimiz çok iyi ama bunun taban tarafından da hissedilmesi gerekiyor. Çok önemli bir sıçramanın eşiğindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Fırat Teknokent’te İş İnovasyonu Semineri Yapıldı.

Fırat Kalkınma Ajansı işbirliği ile Fırat Teknokent ev sahipliğinde “İnovasyona Giriş ve İş İnovasyonu Semineri gerçekleşti. İş adamları, sanayici ve teknokent firmalarına yönelik düzenlenen seminerde iş inovasyonunun önemi ve inovasyonunun firmalar düzeyinde sağlamış olduğu avantajlar ile küresel dünyada rekabet koşullarını belirleyici bir unsur olduğuna değinildi.


Katılımcılara EBİLTEM Teknoloji Transfer Ofisi Yürütücüsü Doç.Dr. Serdal Temel, tarafından inovasyon hakkında bilgiler aktardı.

Fırat Teknokent Prof. Dr. Nuri Orhan Konferans Salonu’nda verilen seminere, Elazığ Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Mustafa Yavuztürk, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekteri Mesut Öztop, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Mehmet Karabulut, Fırat Teknokent TGB A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Erhan Akın, Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Özer, Malatya Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Akif Gülaçtı, iş adamları ve teknokent firma yetkilileri katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan ve inovasyon hakkında bilgi veren Fırat Teknokent TGB A.Ş. Genel Müdürü Prof. Dr. Erhan Akın, “Çıkan bilgiyi nitelikli insanlar ve başka etkileşimlerle beraber paraya dönüştürdüğünüz zaman inovasyon olur. İnovasyon yoksa hiçbir değer üretmiyorsunuz demektir. Yani bilgi ticaretleşmiyorsa siz de değer üretmiyorsunuz. Son zamanlarda çıkan yeni yayınlarda, bütün iş adamları yaratıcı sanatçılardır diye bir kavram var. Ben sizin her birinize baktığım zaman gıpta ediyorum. Ben kendimi de zaman zaman sanatçı sınıfından gördüm. Çünkü çocukluğumdan itibaren babam beni bakkal dükkanına götürdü ve hiç yaz tatili yaşamadım. Dolayısıyla ticareti biliyorum, çokta seviyorum. Her biriniz kendi işinizle ilgili o kadar özgün ve yaratıcı yollar buluyorsunuz ki esasında sanatçıların kendi dünyalarındaki çözümlere çok benziyor. Dolayısıyla yaratıcılık kavramı iş adamlığıyla yakından alakalıdır. Yaratıcılıkta inovasyonun önemli bir bileşenidir” dedi.
Rekabette başarılı olmanın tek yolu inovasyon olduğunu belirten EBİLTEM Teknoloji Transfer Ofisi Uzmanı Serdal Temel ise, “Eğer inovasyon yapamazsanız hiçbir şekilde rekabette başarılı olamazsınız. Bu globalleşme denen kavramdan dolayı rakipleriniz artık yanı başınızda değil. Dünyanın öbür tarafındaki adam artık sizin rakibinizdir. Cin’deki adam sizin en büyük rakibinizdir. Güney Amerika’dan adamlar 24 saat sonra buraya siparişleri getiriyorlar. O zaman siz bu rekabette başarılı olmak için yapacağınız 2 tane temel şey var. Hiç kimsenin yapmadığı, yapamadığı, geliştiremediği şeyleri yapmaktır. Ürün veya hizmet olabilir. Hiç kimsenin düşünmediği ve geliştiremediği şeyleri yapmaktır. Diğeri ise herkesin yaptığını daha ucuza daha iyi yapmaktır. İşte bu inovasyondur. İnovasyondan bahsetmemiz için uzaya giden adamlar, uzay gemileri, yerden yüksekte giden araçlar gibi şeyler değil. Farklı şeyler üretmek lazım. Müşteri üzerinde yaratacağınız ve ürünlerinizi ön plana çıkaracağız farklı şeyler de birer inovasyondur” diye konuştu.
Seminer Temel’in katılımcıların sorularını yanıtlaması ile sona erdi.