Teknoparklar toplumun önemli dinamiğini oluşturacak !

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı ve Fırat Teknokent Genel Müdürü Erhan Akın, Türkiye’de üçüncü nesil teknoparkların bulunduğunu belirterek, “O kadar çok ülke Türkiye’deki modeli izlemeye, örnek almaya çalışıyor ki neredeyse bizim onlara tepki verecek zamanımız olmuyor.” dedi.

Akın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, teknoloji geliştirme bölgelerinin Türkiye’nin Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin en önemli aktörlerinden olduğunu söyledi.Türkiye’de şu anda 60’ın üzerinde kurulmuş teknoloji geliştirme bölgesi bulunduğunu belirten Akın, bunlardan aktif durumdaki 51’inde 35 binden fazla araştırmacının çalıştığını, bu rakamın Türkiye’deki toplam araştırmacı sayısının neredeyse üçte birini oluşturduğunu kaydetti. Akın, bir o kadar araştırmacının da 250 Ar-Ge merkezinde görev yaptığını aktararak, dolayısıyla Ar-Ge merkezlerinin ve teknoloji geliştirme bölgelerinin toplam barındırdığı personelin, Türkiye’nin Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin önemli bir parçasını olduğunu vurguladı. Teknoloji geliştirme bölgelerinden nitelikli insan kaynağının yanı sıra Türkiye’nin geleceğine yönelik ciddi projelerin çıkmasını da beklediklerini dile getiren Akın, Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin sonuç vermesinin zaman alıcı olduğunu, yüksek risk ve yüksek yatırımlar gerektirdiğini belirtti.

– Son reform paketiyle alınan önlemler

Hükümetin son reform paketiyle aldığı önlemlerin ekosistemi sıçratacak nitelikler barındırdığını aktaran Akın, genç girişimciler konusunda çok önemli gelişmeler olduğunu ve Türk insanının teknolojik girişimciliğe eğiliminin çok ciddi oranda artmaya başladığını kaydetti. Akın, başarılı olmak için, hayallerini gerçekleştirmeye çalışan dinamik nüfusun kullanılması gerektiğini anlattı. Genç girişimcilerin özellikle teknoloji geliştirme bölgelerinde ülkeye çok ciddi katma değer sağlayabileceklerine değinen Akın, şöyle devam etti:

“Dernek olarak en çok arzu ettiğimiz Ar-Ge, inovasyon ekosisteminin birbiriyle daha fazla konuşabilmesi. Bunu da son zamanlarda çokça görüyoruz ve çok mutluyuz. Türkiye’nin yakın geleceğinin çok parlak olacağına inanıyorum. İhracat rakamları da bunu gösteriyor. Özellikle teknoloji geliştirme bölgelerinde yapılan ihracatlar 2 milyar doları geçmiş durumda. Bu da teknoloji geliştirme bölgelerini, özellikle devlet tarafından yapılan bütün yatırımların vergi indirimlerinin 15 katından daha fazla bir rakama doğru bizi taşıyor. Bu da doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”

– “Çok önemli adımlar atıyoruz”

Dünyada teknoparkların sonuç vermesi için 10 yıl beklendiğini, Türkiye’de ise yeni yeni 10 yaşı geçen teknoparkların bulunduğunu söyleyen Akın, firmalar için sonuç verebilme yaşının da 5 yaş olarak öngörüldüğünü aktardı. Akın, şunları kaydetti:

“Dernek olarak teknoparkların birbiriyle konuşmasını, deneyim paylaşmasını hedefliyoruz. Diğer taraftan pilot çalışmalar da yürütüyoruz. Bu yaptığımız çalışmalardan birisi, teknoparklardaki profesyonellerin eğitimine yönelik teknoloji geliştirme bölgelerinde akademiyi geliştirmek. 600’den fazla teknoloji geliştirme bölgesi profesyoneli var. Ciddi bir rakam. Bunlar firmalar üzerinden çok ciddi destekler veriyor. Teknoloji politikalarının firmalara aktarılması konusunda çok yardımcı oluyorlar, önemli elçiler. Diğer taraftan örneğin, İstanbul Sanayi Odasıyla (İSO) özel bir pilot projemiz var. İSO’nun 17 binden fazla üyesi var. Onların Ar-Ge ihtiyacını teknoparklardaki yaklaşık 17 bin projeyle eşleştirmeye çalışıyoruz. Bu zorlu bir yol ama bu yolu iyi örneklerle başardığımız zaman belki dünya için de ilginç bir model çıkartmış olacağız. Çok önemli adımlar atıyoruz. Türkiye’deki teknoparkların yakın gelecekte toplumun önemli bir dinamiğini oluşturacağını öngörüyorum.”

Teknoparkların nesil nesil sınıflandırıldığını dile getiren Akın, Türkiye’deki teknoparkların bir kısmının dünyada son nesil olarak bilinen üçüncü nesil teknoparklar olduğunu vurguladı. Akın, “Üçüncü nesil teknoparklarımızın olduğunu gururla söyleyebiliriz. O kadar çok ülke Türkiye’deki modeli izlemeye, örnek almaya çalışıyor ki neredeyse bizim onlara tepki verecek zamanımız olmuyor. Çok gelişmiş teknoparlarımız var. Pek çok yerden gelerek onların performansını görmek istiyorlar. Henüz Türk insanı bunu yeterince algılayamadı ama ben başarının eşiğinde olduğumuzu görüyorum. Esasında bizim profesyoneller olarak gördüklerimiz çok iyi ama bunun taban tarafından da hissedilmesi gerekiyor. Çok önemli bir sıçramanın eşiğindeyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Leave a Reply

Your email address will not be published.